ETKEN SAYI: 10
SUNU
Yaşam, ölümü beklemeye indirgenemeyecek kadar uzun. Birbirinden
ayrı tözleri oluşturmayan bu iki kavram, karşıtlıkların ayrılmaz birliği ile
insana dahildir. Ölümlü olmak bulunduğumuz durumun sadece bir yanıdır. Asıl
önemli yanı, insanın elinde bir olasılık olarak bulunan yanı; yaşıyor olmaktır.
İnsanın doğumu henüz varolmayan bir şeye uzanıştan başka nedir ki? Şiir, varetme biçimlerinden biridir. şiirleştirir,
aşık olur, kutsallaştırırız. Etrafımızı saran bilinmezliğin içinde
varolmaya çalışırız. Heidegger’ın varlığın en yüksek noktası olarak
adlandırdığı ‘hiçlik’ in bir yetersizlik olmadığını tersine, varolmanın
başlangıcı olduğunu çok sonra anlarız. Şiirleştirme çabası belki de insanın
‘hiçlik’ anında kapıldığı dehşetin bir sonucudur.
Şiirsel deneyim bizim asıl durumumuzun belirişidir der Paz. Din
ve şiir, aynı kaynaktan* doğup aynı uğraşı alanı içinde bulunup ve hatta aynı
diyalektik yasalar her ikisi için de uygulanabiliyorken kesişmeyen bir
paralellikte yol alıyor olmalarına dikkat çeker.
Ne zaman şiirleştirsek, aşık olsak, kutsallaştırsak
belirleyici olduğunu sandığımız unsurların diğer deneyimlerde de bulunduğunu
görürüz. “Varlık ve yokluk, sessizlik ve söz, boşluk ve doluluk. Bunların
her birinde arındırma ve yorumlama yapılıncaya dek süren, birbirinden
ayrılmalarına olanak bulunmayan akıl dışı unsurlar da mevcuttur.”** Burada
Aziz Juan’ın şu görüşünü de hemen
alıntılamak gerektiğini düşünüyorum; “Bu deneyimleri birbirinden ayıran şey, onları
oluşturan bileşim değil duyumdur. Bir mistiğin sözcüklerini şairinkinden ayıran
özgün renk o sözcüğün ilişkili olduğu nesnedir.” O halde Paz’ın da dediği
gibi her deneyimde öznel olan şeyin onun nesnesi olduğunu söyleyebiliriz.
“Şiir ve metafizik” konusunu dosya konusu olarak gündeme
aldığımızda metafizik ve din arasındaki ince zar, konuya daha keskin ve
dikkatli bir bakışla yaklaşma zorunluluğu getirdi. Genel kanı şu ki metafizik,
içinde özgün yaratının önünü açan bir yan barındırıyor. Şair yaratı aşamasında
kelimelerle baş başadır. İmgenin metafizik olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü imge
Paz’ın da dediği gibi akılcı bir kanıta ya da doğaüstü bir gücün
koruyuculuğuna gerek duymaksızın kendi kendini ayakta tutar. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; kişinin
kendisi ‘ne?’ ise şiiri de ‘o’ oluyor. Şair felsefe okur, ekonomi okur,
matematik, politika okur. Sonuç olarak yaratısı kendi algısının bir
diyalektiğidir.
Bu sayının yazar ve şairlerine baktığımda Cemal Süreya’nın her dergi kendi kadrosuyla çıkmalı
sözlerini anımsıyorum. Cemal Süreya yaşıyor olsaydı ve şu an benim bulunduğum
konumda bulunuyor olsaydı eminim şöyle derdi: Her koşul kendi eylemini yaratır.
Bütün politikaların turizm üzerinden planlandığı bir ilçede yaşıyor olmak
sorumluluktan kaçmak için yalnızca bir mazeret olabilirdi. V.Hugo’nun sözlerini
bir kez daha anımsatmak istiyorum Sevmek Etken Olmaktır. Biz şiiri
sevdik. Etkenliğe gelince; bu, kişide bulunan sivri bir uçtur, korunması
gereken sivri bir uç. Çünkü hayat oymadan açılmıyor. Şiir toprağına zenginlik
olarak düşecek her yaprak şiirin kadrosudur.
Söz konusu şiir
olduğunda bir ve ikiyle kaybedecek
zamanımız yok. Hadi; ÜÇ..!
Sayının konuğu yazar ve şairlere TEŞEKKÜR EDERİZ.
Yazı ve ürünleriniz için iletişim adresimiz:
gulumsercankaya@yahoo.com GÜLÜMSER
ÇANKAYA
* Machado ‘Varlığın Temel Ayrışıklıkları’ (öteki/ötekileştirme)
**
OCTAVIO PAZ- Şiirsel Yüceliş.(Yay ve Lir) Dize sayı;12
ETKEN
ŞİİR DERGİSİ SAYI: 10
NİSAN, MAYIS, HAZİRAN 2008
İÇİNDEKİLER:
DOSYA
YAZILARI: “ŞİİR VE METAFİZİK”
Mustafa Durak: Heidegger’de
“Metafizik” ve “Şiir” Kavramları/10
İsmail Mert Başat: Şiir,
Metafizik ile Şiirişir/19
Celâl Soycan: Edebiyat Akıl Dışı
Mıdır?/24
Bâki Ayhan T.: Şiir ve Fizik ve
Metafizik/29
Salih Aydemir: Şiirin Dil,
Metafiziğin Ruh Yükü/30
Bünyamin Gürel: Şiir ve Metafizik/33
SÖYLEŞİ
/ YAZI:
Kemal Özer İle /3
Veysel Çolak İle /43
Hülya
Soyşekerci: “Deliceler Aşkına” /37
ŞİİRLER:
Kemal Özer /kapak Anna
Pardi /kapak F. Garcia Lorca /2
Ahmet Ada /7 Mehmet Sadık Kırımlı /8 İhsan Topçu /9
Aslıhan Tüylüoğlu /40 Şerif Erginbay /41 Melih Elhan /42
Hüseyin
Hatipoğlu /47 Gülümser Çankaya /48
BU SAYININ RESSAMI:
Fransisco
Goya: 5,15,21,23,25,27,28,32,39,41,45,48